Anasayfa | iletişim | Reklam | Anasayfam Yap | Favorilerime Ekle
içindekiler : Kapadokya Sayfamızda ; Kapadokya Pansiyonlar , Kapadokya Otelleri, Kapadokya Haritası, Kapadokya Resimleri, Kapadokya Belediyesi, Kapadokya Emlak, Kapadokya Haber, Kapadokya Tatil, Kapadokya Kaymakamlığı, Kapadokya Turizm, Kapadokya Hotel, Kapadokya Seyahat, Kapadokya Tur, Kapadokya Termal, Kapadokya Terminal, Kapadokya Acentalar, Ucuz Tatil, Tatil Köyleri, Köyü, Jolly, Ets Tur, Anı Tur, Oteller, Erken Rezervasyon, Tatil Sepeti, Bamtur, Olimpos, Pansiyon Fiyatları, Apart Oteller, irem Tur, Turizm Resimleri, Şirketleri, Ucuz Hotel, Tatil Fırsatları ve Kapadokya Hakkında herşeye kolayca ulaşabilirsiniz...
SMALL
  SMALL
  SMALL
 
 
Önemli Bilgiler

Hızlı Menü
 Estetik

  Kapadokya Hakkında
Kapadokya Otelleri

Antik dönemde Nevşehir, Niğde, Kayseri, ve Aksaray illerini kapsayan bölgenin genel adı olan Kapadokya, ilk Anadolu hristiyanların yaşamış olduğu bölgedir. Jeolojik dönemde aktif birer volkan olan Hasan ve Erciyes Dağı püskürtmüş oldukları lavlar sayesinde bölge bugünkü şeklini almıştır.

Etrafa yayılan lavlar, vadi yamaçlarında akan yağmur sularının, soğuk ve sıcağın etkisiyle ve rüzğarların aşının soğumasıyla meydana gelen Kapadokya bir düşler ülkesidir. Kelime anlamı Güzel Atlar Diyarı olan Kapadokya, krallığı döneminde çok güzel atlar yetiştirilir ve daha sonra bu atlar Roma Stadyumlarında yarıştırılırmış.
İlk olarak Persler tarafından Katpatuka olarak adlandırılan Kapadokya, bugün peribacaları, doğal ve tarihi zenginlikleriyle dünya çapında üne sahip bir bölgedir.

Peribacaları
Doğanın aşındırmasına karşı dirençli olan üstteki kaya parçasının altında daha az dirençli kayalar yağmur, rüzgar ve sel suları ile aşınmaktadır. Bunun sonucunda şapkalı bir sütun oluşur ve peribacası ortaya çıkar.
Bölgenin her yerinde tek olarak yada yüzlercesini bir arada görmemiz mümkündür.

Bu coğrafyada doğal ve tarihi bütünlüğü bir arada yaşayabilmek için tatil programını planlı bir şekilde yapmak gerekiyor. Yapısı itibariyle gezip görülebilecek çok fazla sayıda mekan vardır ki saymakla bitmiyor. Kaymaklı kasabası ve Derinkuyu da bulunan en büyük yeraltı şehirleri, Nevşehir merkezde bulunan Kurşunlu camii ve külliyeler, Ortahisar, Zelve ve Göremedeki kaya kiliseleri, Ürgüp ile Nevşehir merkezde rastlanan kaleler(korunma ve savunma) ile Nevşehir-Aksaray yolu üzerindeki kervansaraylar, hamanlar, kütüphaneler gibi doğal ve tarihsel zenginliklerin dışında halı-kilim, çanak-çömlek atölyeleri gibi yöresel el sanatlarıyla da yerli ve yabancı turistlerin her zaman ilgi odağı olmuştur.

Kapadokyada sportif faaliyetler yapmak ta mümkümdür. Dağcılık, bisiklet, kayak, yürüyüş, balon turları, balıkcılık, atlı turlar, gibi... Bölgede neredeyse son on yıldır yapılan balon gezisi yerli yabancı turistlerin en çok ilgisini çeken spor aktivitelerin başında gelmektedir. Yaklaşık iki saat süren ve sabah erken saatlerde başlayan heyecanlı uçuşta, 1-2km. yüksekten bölgenin ilginç ve bir o kadar da olağanüstü coğrafik yapısını görmek mümkündür.

Fotoğraf makinanızı yanınızda bulundurmak gerekiyor. Bu arada Uçhisar, Göreme, Zelve ve Ürgüp de bulunan derin vadilerin ve peribacaların arasından geçmek de mümkündür.

Kapadokya'nın gizemli vadilerinde(Güllüdere, Kılıçlar ve Kızılçukur gibi) atlarla gezinti yapılabilmektedir. Avanos, Göreme ve Ürgüp'teki profesyonel binici ve rehber önderliğinde bu gezintiyi gerçekleştirebilisiniz.

Yürüyüş bölgede en çok yapılan aktivitedir. Göreme Milli Parkı ve Ortahisar/Kızılçukur vadisi, Çavuşin/ Güllüdere vadisi, Göreme/Kılıçlar vadisi, Uçhisar/Güvercinlik vadisi ve Mustafapaşa /Gömede vadisi trekking için uygun yerlerdir.

Kapadokya'nın yapısal ve teknik özellikleri bakımından en ilginç kültürel zenginliklerinden biri olan yeraltı şehirleri, yumuşak tüfün oyulmasıyla oluşturulmuştur. Eskiden sık sık çeşitli saldırılara maruz kalan Kapadokya halkı bu tehlikelerden kendilerini korumak için geçici olarak bu yeraltı şehirlerini yapmışlardır. Yeraltı şehirleri bugün bile neredeyse yörede bulunan bütün evlerle gizli geçitlerle bağlantılıdır.

Bölgede yaşayan halk kendilerini daha fazla emniyete almak için yaşadıkları kayadan evlerin çeşitli yerlerine geçilmesi zor odalar, tuzaklar hazırlamışlar ve ihtiyaç karşısında kayaların daha içlerine doğru yeni odalar açmışlardır. Yeraltı şehirlerin en önemlisi Derinkuyu'dur. 1966 yılında yapılan arkeolojik kazı sırasında ortaya çıkmıştır. 7 katlıdır. Katların her biri değişik amaç olarak kullanılmıştır. Muftak, ahır, esir bağlama yerleri vardır. 7. katta ise havalandırma bacası ile su kuyusu vardır.

Göreme
Göreme, Kapadokya Bölgesi'nin doğal harikalarından birisidir. Olağanüstü güzellikteki yapılarıyla tam bir açık hava müzesi. Nevşehir'e 12 kilometre uzaklıktaki Göremede, peribacaların içindeki yerleşik hayatın nüfusu yaklaşık 2000. Tabii nüfusun yanı sıra, yaz kış ziyaret eden onbinlerce turist düşünülürse Göreme'nin turistik önemi daha da bir netlik kazanıyor.

Göreme'nin Açık Hava Müzesi, sadece Türkiye ölçeğinde değil, dünya ölçeğinde de sayılı mekanlardan biri. Peribacaları, kiliseleri, manastırları, müzeleriyle farklı bir güzellik yakalayan Göreme de günün her saatinde güneş ışıklarının oynadığı oyunla bambaşka bir güzellik sunuyor.

Göreme'nin tipik bir açık hava müzesi olmasının en önemli nedeni, binlerce yıllık tarihi. Hristiyanlık öncesi dönemden kalan mezar odaları, kiliseler, vadiler ve ilginç kaya oluşumları...

Görülmesi gereken önemli bir yapıda Meryem Ana Kilisesi ve Müzesi. Müze alanı içerisinde küçüklü, büyüklü çok sayıda kilise ile keşiş yemekhaneleri, mezar odaları, kiler ve mahzen bulunuyor. Restorasyon çalışmaları dönem dönem sürdüğü için kiliselerin hepsini açık bulamama olasılığınız var.

Yöredeki manastırların sayısıda çok fazla. Göreme Vadisi kaya oyma kiliselerinin yanı sıra doğal görünümüyle de etkileyici bir manzara sunuyor.

Görmeye değer en önemli frekslerin bulunduğu ve en iyi durumunda olan kiliseler (Karanlık, Yılanlı, Elmalı, Çarıklı, Azize Barbara...) Göremededir. Karanlık kilisesi bunların içinde en iyi olanıdır. Duvarları tamamıyla resimlerle donatılmıştır.
Renkler o kadar iyi korunmuş ki günümüze kadar canlılığını yitirmemişler. İsa'nın hayatını anlatıldığı bu resimlerdeki her bir figür farklı bir şeyi tasvir ediyor. Bunun için kiliseyi bir rehber eşliğinde gezmek gerekiyor.

Ürgüp
Kapadokya'nın en önemli merkezidir. Nisan ayında başlayan turizm harekatı Ekim ayı sonuna kadar devam eder. Antik dönemden günümüze kadar süregelen bağcılık, Kapadokya halkının içkisi olan şarapçılığıda beraberinde getirmiştir. Farklı markalar altında değişik tatlarda kaliteli şaraplar üretilen bölgede, 8 tane şarap fabrikası vardır. Ürgüp Belediye Başkanlığı ve Tekel Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Uluslararası Şarap Yarışması ve Bağbozumu Festivali Ekim ayında gerçekleşmektedir.

Bizans döneminden Osmanlı zamanına kadar farklı isimlerle anılan Ürgüp'te yapılan kazılar sonucu kasaba ve köylerinde Roma Dönemi'ne ait kaya mezarları bulunmuştur. Yine bu döneminde önemli bir dini merkez olan Ürgüp, köy, kasaba ve vadilerindeki kaya kiliselerin ve manastırların da piskoposluk merkeziydi.
Güneş Ürgüp de farklı doğar ve batar. Hayran olmamak elde değil. Günbatımındaki peribacalarının görüntüsü, ayışığındaki Ürgüp ve kayaların rengarenk boyanması bir başkadır.

Uçhisar
Kent merkezine 10 km uzaklıktadır. Kapadokya'nın en yüksek noktasında yeralan Uçhisar, yerleşim biçimi bakımından Ortahisar'a ve Ihlara Bölgesi'nde yeralan Selime Kalesi'ne benzetilmektedir. Hititler döneminde kale olarak kullanılmaya başlanan bölgede Arap akınlarına karşı kendilerini savunmuşlardır. Kale içerisinde bulunan çok sayıdaki odalar birbirlerine merdivenler, tüneller ve koridorlarla bağlanmıştır. Eskiden kaya oyma evlerle dolu olan Uçhisar, günümüzde ise yerleşime tamamen kapatılmış durumdadır.

Ortahisar, Türkiye ve dünyanın en büyük limon ambarlarını barındırmaktadır. Bizaslılar döneminde var olan kayalara oyulmuş depolarda, her yıl yurt dışı ve içine ihraç edilen tonlarca narenciye güneyden getirilerek bu depolarda saklanmaktadır.
Birçok kaya kilisesi ve tarihi eserleri bünyesinde barındıran Ortahisar, kalesi ile de ünlüdür.

Ihlara Vadisi
Melendiz Çayı boyunca uzanan Ihlara vadisi Ihlaradan başlar, Selime'de son bulur. 14 km uzunluğunda olan vadi 100-150 metre yüksekliğindedir. Kayalar çok serttir. Kayalara oyulmuş 100 kadar kilise, barınaklar ve mezarlar bulunmaktadır. Savaş gibi olağanüstü durumlarda gizlenme yeri olan vadi yapısal özelliklerinden dolayı dinlenme, kesiş, rahipler için ibadet yeri olmuştur. Zaten vadide bulunan birçok barınak ve kiliseler yeraltı şehirlerinde bulunmaktadır. Ihlara Vadisi'nde yer alan ve resimleri en iyi korunmuş olan kiliseler Ağaçaltı, Pürenliseki, Kokar, Yılanlı ve Kırkdamaltı Kiliseleri'dir.


Soğanlı Vadisi
Bez bebekleriyle ünü, ülkenin dört bir köşesine yayılan Soğanlı Vadisi. Kök boyasıyla yapılan bebekler burada imal ediliyor. Değerli bir el işciliği ile yapılan birbirinden güzel bu bebeklerden kesinlikle satın almak gerekiyor.

Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesinin sınırları içindeki yer alan vadi yer sarsıntıları çökmelere uğramış, derinleşip vadi ve platoları meydana getirmiştir.

Soğanlı Vadisine Ürgüp şehir merkezinden 47 km sonra ulaşıyorsunuz. Yol boyunca yeşil bir çevreyle, meyva ve sebze satan köylülerle karşılaşıyorsunuz.

Eski dönemden beri yerleşim alanı olan vadide kiliselere yer yer mezarlıklara rastlanmaktadır. En etkileyicilerin başında ise Kubbeli kilise geliyor. Peribacasının iyi bir ustalıkla işlenmesi sonucu kubbeler oluşturulmuş. Kilisenin içi kayalara oyularak yapılmış tünel, merdivenler, koridorlarla şasırtıcı bir özellik kazandırıyor. Bunu dışında Yılanlı kilise, Çarıklı kilise, Elmalı kilise diğer başlıca kiliselerdir. Soğanlı Vadisine giderken dikkat çekici bir başka özellikte kayaların içine güvercinlerin yuva yapmış olmalarıdır. Gübresi çok değerli olduğu için burada yaşayan halk geçim kaynağı olarak gübreleri satmakta bulmuşlar. Güvercin gübresiyle karıştırılmış olan topraktan alınan üzüm, patates, soğan gibi ürünler yurt içine ihraç edilmektedir.
Nevşehir

Eski dönemlerde Nysaa ve Soandos olarak anılan Nevşehir, Türkler tarafından Muşkara olarak isimlendirildi... Yüzyıllar sonra, Lale Devri'nin ünlü sadrazamı Damat İbrahim Paşa nüfusu artırmak için Sarılar Türkmen oymağını bölgeye yerleştirdi. Büyüyen ve gelişen kente "Yeni Şehir" anlamına gelen "Nevşehir" adı verildi. Nevşehir, Kapadokya Bölgesi içinde yer alan diğer merkezlere göre, doğal açıdan oldukça fakir. Ama binlerce yıllık tarihi dokusu, şehrin belli başlı mekanlarında kendini gösteriyor. 800 yıllık bir Selçuklu Kalesi, görenleri adeta büyülüyor. Diğer bir büyüleyici mekan da, Damat İbrahim Paşa Külliyesi. 1718-1726 yılları arasında yapılan Külliye, kubbesi kurşundan yapıldığı için Kurşunlu Cami olarak da anılıyor.

Doğal açıdan pek fazla dikkat çekmeyen Nevşehir, çevresindeki zenginliğin merkezi olması bakımından büyük önem taşıyor. Üçhisar, Zelve, Ortahisar, Çavuşin ve Ürgüp'ün tarihsel yerleşimleri açısından arkeoloji meraklılarının mutlaka görmesi gereken merkezler arasında.

Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirleri Kapadokya Bölgesi'nin en ilginç yapılarından. Tavşanlı, Karaçalı, Elmalı Kiliseleri, Başmelek Manastırı, Nevşehir ve Ürgüp Kaleleri, Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı, Avanos Ulucamisi, Damat İbrahim Paşa, Taşkın Paşa ve Karavezir Külliyeleri, Kaya, Alaeddin, Kızılkaya Köyü, Aşçıbaşı Camileri ve Taş Cami, Beylik Hanı, Sarıhan, Kozaklı Kaplıcaları, Nevşehir, Hacıbektaş ve Ürgüp Müzeleri, Göreme ve Zelve Açık Hava Müzeleri ise bu saymakla bitmeyen tarihi bütünlüğün diğer güzellikleri. Nevşehir'in doğal güzellikleri büyük oranda çevresindeki merkezlerde toplanmış...

Nevşehir'in Hacı Bektaş ilçesinde yer alan "Hacı Bektaş-ı Külliyesi" gerek tarihi gelişimi, gerek mimari dokusu ile karmaşık bir yapı sergilemektedir. Külliye, bütün incelikleriyle günümüze kadar gelebilen aynı zamanda Türk mimari tarihinde de önemli bir yer edinen nadir tarikat külliyelerindedir.
Her yıl 16-18 Ağustos ayında, Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri yapılmaktadır. 22-23 Aralık'ta ise Atatürk'ün Hacı Bektaş'a gelişi mahalli gün olarak kutlanmaktadır.

Gündüz sıcak ve serin olan Kapadokya yılın her mevsim gezilebilecek özelliktedir. Farklı kültür ve tarihi zenginlikleri barındıran doğal güzelliklerileriyle bir bütünü içine alan Kapadokya, aynı zamanda insan eli, emeği ve duygusuyla yaşatmış olduğu renkli bir folklor ile akabinde tarım ve toprakla bütünleşmiş bir sanat vardır. Anadolu'nun göbeğinde ki uygarlık beşiği olan Kapadokya, topraklarından fışkıran tarihi zengilikleri, doğal güzellikleri ve yaşantısıyla gelecekte de turizm için önemli merkezlerinden biri olacaktır. Bunun için daha iyi organize olmuş ve biliçli bir turizm yapılanmasına gidilmiştir.
İnsanoğlunun ve doğanın bu macerasına tanıklık etmek için arabanıza atladığınız gibi Kapadokya. Bu düşler kentini çok iyi bir rehber eşliğinde gezmeniz gerekiyor. Yoksa çok şeyler kaçırırsınız.