Selçuk, Ege Bölgesinin batısında, İzmir-Aydın karayolunun 73.km yer
almaktadır. Denize ve pırıl pırıl kumsala sahip Pamucak plajına uzaklığı 9
km’dir.
Tarihçe
Antik Çağ yazarlarına göre Efes, Smyrna gibi M.Ö. 3000 yıllarında
kurulmuştur. Ancak, Smyrna kurulduğunda, Efes o dönemin önemli liman kentleri
arasındadır. Dor istilası üzerine Ege kıyılarına yerleşen İonlar Efes''e
yerleşmişler, daha sonra Lidya egemenliği döneminde şehirlerini
geliştirmişlerdir. İon, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı uygarlıklarının izleri
bugün halen görülebilmektedir. Efesliler Roma dönemindeki depremle yerle bir
olan şehirlerini Tiberius zamanında yeniden imar etmişlerdir. Ancak bu defa
Helenistik bir yapı stili yerine tüm Efes, Roma karakteri yapılarla dolmuştur.
Siyasi ve ticari önemi giderek artan Efes''e Meryem Ana'' nın da gelmesi ve St.
Jean''ın burada yaşaması Efes''i aynı zamanda önemli dini bir merkez durumuna
getirmiştir. Daha sonraları Sart ile Susayı bağlayan deniz yolu üzerindeki işlek
limanların zamanla dolması üzerine, artık yaşanmaz hale dönüşen şehri Bizans
İmparatorluğu Justinyen'' in (527-565) Ayasuluk Tepesinde yaptırdığı St. Jean
bazilikası etrafına yerleşmek suretiyle terk etmişlerdir. 1090 yılında şehir
Türklerin eline geçmiştir. Böylece şehir tarih boyunca farklı istilalar yada
depremler nedeniyle tam beş kez yeniden kurulmuştur.
İklim
Akdeniz ikliminin egemen olduğu yörede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve
yağışlıdır. Kar yağmaz ve ısı nadiren sıfırın altına düşer. İklimin yumuşak
olması 10 ay deniz ve doğa sporlarının yapılmasına olanak tanır.
GEZİLECEK YERLER
Efes Harabeleri : Efes Harabelerine ilk girişte karşılaştığımız kalıntılar
Vedius Gymnasium'' a ait kalıntılardır.
Vedius Gymnasium: M.S. II. Yüzyılda Vedius Antonius adına zengin bir Efes'' li
tarafından yaptırılmıştır. Doğudaki avlusu, ortada yer alan tören salonu,
soyunma odası ve hamamları ile dönemin özelliklerini karekterize eden sportif ve
kültürel eğitimin yapıldığı görkemli bir yapıdır.
Stadyum : Vedius Gymnasium'' dan sonra harabelere doğru sol tarafta stadyum
vardır. Sportif tüm yarışların , oyunların, olimpiyat düzenlemelerinin araba
yarışlarının yapıldığı stadyum döneminin sportif ve kültürel bütün ihtiyaçları
karşılanmaktaydı.
Akropol : Stadyumun karşısında Akropol olarak kabul edilen tepede M.Ö. 6.
yüzyıla tarihlenen bir yapı mevcuttur. Tepenin kuzey batısında ise M.Ö. 350
yıllarına ait bir tapınak bulunmaktadır.
Bizans Hamamları: Stadyumdan sonra Bizans hamamları ile karşılaşılır.
Çifte Kiliseleri (Konsül Kilisesi) : Bizans hamamlarının karşısında yer alan
Çifte Kiliselerin Hıristiyanlık dünyası için son derece özel bir önemi vardır.
431-438 yıllarında konsüllerin toplandıkları kilise 265x29.5 m. boyutlarında bir
yapıdır. M.S. 11. yüzyılda Roma döneminde bir bazilikaya dönüşen yapı Meryem
Ana'' ya adanmış, burada yapılan 3. Konsül toplantısında Katolizmin doğması
kararları alınmıştır. Kilise dünyada Hıristiyanlığın ilk yedi kilisesinden
birisi olması nedeniyle bugün bile büyük önem taşımaktadır.
M.S.7. yüzyılda kilisenin apsisinden açılan bir kapı ile ikinci bir kilise inşa
edilmiş ve böylece kiliselerin adı '''' Çifte Kiliseler '''' olarak tanınmıştır. Bu
yeni açılan bölüm din adamlarının ikametlerine ayrılan kısımları ihtiva eder.
Meryem ana adına sunulan ilk kilise olması nedeniyle kilise ve çevresi dini bir
merkez durumundadır.
Liman Hamamları : İlk kez M.S. 2. Yüzyılda yapılan hamam, 4. yüzyılda İmparator
Konstantinus döneminde onarım görmüş ve bazı değişiklikler yapılmıştır.
Arkadiane (Liman Caddesi) : Efes''teki harabeleri gezmek için hamamların
karşısında bulunan ve limana kadar uzanan mermer döşeli bir caddeye çıkılır .
11m. genişliğinde 530m. uzunluğunda olan bu görkemli caddenin sağında ve solunda
yer alan mermer sütunlar bugün de ayaktadırlar. Kralların karşılandığı bir çok
önemli gösterinin ve dini törenlerin yapıldığı bu cadde, aynı zamanda limana
gelen giden tüm mal ve servetin aktığı yol olduğundan ''''Liman Caddesi'''' olarak
anılır.
Tiyatro : Efes harabelerinin en güzel yapılarından biri olan tiyatro, oldukça
sağlam kalmış ve bir süre öncesine kadar Efes Festivali gibi şenliklerde
rahatlıkla kullanılabilmiştir. 25000 kişilik tiyatronun ilk kez Helenistik
dönemde yapıldığı bilinmekte ise de bugüne gelen tiyatronun İmparator Cladius
zamanında yeniden inşasına başlandığı, İmparator Trianus M.S..98-117 döneminde
tamamlandığı bilinmektedir.
Mermer Cadde: Efes''in güneydoğusunda bulunan Magnesia kapısından kuzeybatıda
Koresos Kapısına kadar uzanan yaklaşık 400 m.lik mermer döşeli cadde M.S. 5.
Yüzyılda yeniden yapılmıştır.
Celsus Kitaplığı: Ticari Agoranın yanında bulunan Celsus Kitaplığı M.S.135
yıllarında Asya Konsülü Julius Aguila tarafından Romalı Mimar Vitruoya'' ya
yaptırılmıştır. Arka duvardaki bir kapıdan Celsus''un mezarına geçilir. Celsus''un
burada bulunan heykeli bugün İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunmaktadır.
Roma mimari özelliklerini tümüyle yansıtan yapının ön cephesinin
dekorasyonu, devrinin en güzel örnekleri arasında yer alır. Ön cephe kolonları
arasında yer alan dört kadın heykeli ''''Akıl'''', ''''Kader'''', ''''İlim'''' ve ''''Erdem''''
öğelerini sembolize eder. Bu heykellerin orijinalleri bugün Viyana Müzesinde
bulunmaktadır.
Aşk Evi : Mermer caddeden yukarı çıkıldığında Kuretler Caddesi ile kesişen
noktada Aşk Evi bulunur. M.S.1. yüzyıla tarihlenen bu ilginç ev, ana bir hol ve
bu hole açılan bir çok odadan oluşmaktadır. Aşk Evinde bulunan mozaik kız
portreleri bu evde çalışan kızlara ait olduğu sanılmaktadır. Aşk Evinin
duvarları içinde bugünün modern klima sistemine eşdeğer bir soğutma ve ısıtma
sisteminin bulunması son derece ilginçtir. Burada şarap mahzenleri, dev ocaklar,
hamamlar, havuzlar, yatak odaları, konferans salonları ile muhteşem bir
kütüphanesi bulunduğu bilinmektedir.
Skolastika Hamamı : Efes''te yaşayan zengin Romalı bayan Skolastika tarafından
yaptırıldığı anlaşılan hamam M.S.400 yıllarına tarihlenmektedir. Merkezi
sistemle ısıtılan hamam mermer kullanımının ilginç bir örneğidir.
Hadrian Tapınağı : Kuretler Caddesinin en güzel yapılarından birisi de Hadrian
Tapınağıdır. Bu tapınaktan geriye cephe alınlığı kalmıştır.
Tapınağın arşitravında tasvir edilen mitolojik sahnelerden en ilginci Efes''in
kurucusu mitolojik kral Andoklos'' un yaban domuzunu öldürüşü ile ilgili
sahnedir.
Trajan Çeşmesi : Hadrian Tapınağını geçtikten sonra biraz ilerde solda Trajan
Çeşmesi yer alır. Çeşmenin katlarını süsleyen heykeller Efes Müzesinde
sergilenmektedir.
Yamaç Evler : Celsus Kütüphanesinden Kuretler Caddesine dönüşte, sağ tarafta
Bülbül Dağının yamaçlarında Efesli zenginlerin ikamet ettikleri belirtilen evler
vardı. Yakın zamanda restore edilerek orijinal durumlarına biraz daha yaklaşan
bu evler, geniş merdivenlerle caddeye dikey olarak açılmakta, duvarlarında fresk
ve mozaiklerle süslü, mermer kaplamalar bulunmaktadır.
Domitian Tapınağı : Efes''te bir imparator adına yapılmış ilk tapınaktır. Devlet
Agorasının hemen karşısında, kentin en güzel ve en merkezi yerindedir. Yalnız
başı ve kolu ele geçen Domitian`in oldukça büyük ölçülerdeki kült heykeli bugün
İzmir Arkeoloji Müzesinde, tapınağın giriş altarı ise Efes Müzesinde
sergilenmektedir.
Belediye Sarayı (Prytaneion) : Efes`in kutsal mekanı sayılan meclis sarayının
sağ tarafında Hestia sunağı bulunmaktadır. Bu sunakta sürekli olarak bir kutsal
ateş yanardı. Prytaneion politik işlerin görüldüğü ayrıca önemli törenlerin
şölenlerin ve kabullerin yapıldığı yerdi. İki Efes Artemis'' ininde buruda
bulunmuş olması Prytaneion'' un dini açıdan da son derece önemli bir mekan
olduğunu göstermektedir.
Odeon (Bouleuterion) : M.S.2. yüzyılda Efesli zenginlerden Publis Vedius
Antonius tarafından yaptırılan Odeon`un zamanında üstü ahşap kaplamalıydı.
Artemis Tapınağı : Efeslilerin ilk yerleşimlerinin bu tapınağın olduğu yerde
bulunduğu bilinmektedir. Daha sonra bir depremle tapınağın yıkılması üzerine
Roma imparatoru yardımı ile Efesliler tapınağı yeniden ve daha gösterişli inşa
ederler. Dünyanın yedi harikasından biri olarak bilinen Efes Artemis Tapınağının
bu gün sadece temel kalıntıları bulunmaktadır.
St. Jean Bazilikası : Bizans İmparatoru Justinyen ''in M.S.6. yüzyılda St. Jean
adına yaptırdığı bazilika Ayasuluk Tepesinde yer almaktadır. 40X110 m.
boyutlarında batıdan girişi olan yapı haç planlı, kubbeli bir bazilikadır.
Yedi Uyuyanlar : M.S. 5. ve 6. yüzyıla rastlayan dönemde yapıldığı sanılan Yedi
Uyuyanlar Ören yeri dini bir merkez hüviyetindedir. Rivayete göre
Hıristiyanlığın resmi dini olarak kabulünden önce, putperestlerden kaçarak
buraya sığınan yedi genç uykuya dalıp iki yüzyıl sonra uyanmışlardır.
Uyandıklarında Hıristiyanlık resmi din olmuştur. Bu mucize olay üzerine ,
öldükten sonra bu yedi gencin tekrar gömüldüğü ve adlarına büyük bir bina
yaptırıldığı sanılmaktadır. Bugün kazılarda ortaya çıkarılan yapı oldukça büyük
abidevi boyutlardadır ve çoğu kaya oyma mezar buluntularına, iki kilise ile
katakomplara rastlamaktadır.
Meryem Ana Evi : Bülbül Dağı üzerinde Hıristiyanlığın kutsal anası Hz. Meryem''in
Evi bulunmaktadır. Hıristiyanlarca ''''Panaya Kapulu'''' olarak da adlandırılan
kutsal yerin M.S.4. yüzyılda inşa edildiği sanılmaktadır. Hz. İsa''nın yakalanıp
çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce annesini arkadaşı ve havarisi olan St.
Jean''a teslim etmiştir. St. Jean Hz. İsa''nın çarmıha gerilişinden sonra Hz.
Meryem''in Kudüs''te kalmasını sakıncalı bulduğundan onu yanına alarak kaçırmış ve
buraya getirmiştir. Hıristiyanlık dinini yaymak gibi kutsal bir görevi üstlenmiş
olan St. Jean çağın en büyük kenti durumundaki Efes''i kendine hedef seçmiş Hz.
Meryem''i putperestlerin diyarına sokmak istemediğinden onu Bülbül Dağı
eteklerinde sık ağaçlarla kaplı bir köşede yaptığı kulübede gizlemiştir.
St. Jean''ın her gün gizli gizli onu ziyarete gittiği ve yiyecek içecek götürerek
yokladığı bilinmektedir. Hz. Meryem''in tam 101 yaşına kadar Bülbül dağındaki bu
yerde yaşadığı ve burada öldüğü kabul edilmektedir. St. Jean Meryem Ana'' yı yine
bu dağda kendisinden başka hiç kimsenin bilmediği bir yere götürmüştür.
Hıristiyanlığın yayılmasından sonra Hz. Meryem''in bulunduğu yere Hıristiyanlarca
''''Haç'''' şeklinde bir kilise inşa edilmiştir. Burası kötürüm olan ve Türkiye''ye
gelemeyen bir Alman rahibenin tarifleri üzerine bulunmuştur.
Anıt Mezar
Belevi Mausoleumu : İzmir yolu üzerinde Selçuk''tan 13 km. uzaklıktaki yol
kavşağının doğusunda, Belevi beldesinde bulunan bu anıt, dünyanın yedi
harikasından biri olan Halikarnassos Mausoleumu''ndan sonra Anadolu''nun en büyük
ve en yüksek mezar anıtıdır. Helenistik Çağa tarihlenmektedir.
Kaleler
Ayasuluk Tepesi ve Kale : Bu tepe Erken Hıristiyan, Bizans ve Selçuklu devirleri
boyunca iyi tahkim edilmiş bir kale ile savunulmuştur. Halen ayakta duran sur,
Erken Hıristiyanlık Devri''nde inşa edilmiş olup sonradan Selçuklular zamanında
büyük bir restorasyona uğramıştır.
Su Kemerleri
Su Kemerleri, Bizans Dönemi kalıntılarındandır. Doğu yönünden gelip Ayasuluk
Tepesi''ne doğru giden Bizans Su Yolunun kalıntıları tren istasyonu çevresinde ve
asfaltın iki tarafında görülebilir. Restore edilmiş haliyle su kemerleri bugün
Selçuk''un simgesi olan leyleklerin barınma ve üreme yerleri olmuştur.
Bir diğer Su Kemeri de, Selçuk-Aydın karayolunun 6. Km.sindeki Gaius Sextillius
Pollio Aquaduct''ü olarak tanınan ve Agustus Dönemi''nde yapılmış olan Su
Kemeri''dir.
Mağaralar
Şirince Köyünden dönüşte Selçuk''a 2 Km. kala vadinin yamacında bulunanan Sütni
Mağarası ilçenin önemli mağarasıdır. Mağarada beyaz su damlayan sarkıt ve
dikitler vardır. Doğumdan sonra sütü yeterli olmayan kadınlar damlayan sulardan
içtikten sonra, mağaraya çıkamayanlar ise mağaradan getirttikleri taşları
memelerine koyarak sütlerinin çoğaldığına inanmışlardır.
Cami ve Hamamlar
İsa Bey Cami: Ayasuluk Tepesinde St. Jean Bazilikası''nın batı yamacında bulunan
İsa Bey Cami bir Selçuklu Dönemi yapısıdır. İsa Bey tarafından 1375 yılında inşa
ettirilmiştir.
İsabey Hamamı : İsabey Camisi ile birlikte yapılmıştır. Klasik Türk hamamının
bütün özelliklerini taşır. Bütün mekanlar kubbelidir. Kubbe kasnağını taşıyan
stalaktitleri benzerlerinin en güzelidir.
Kuş Gözlem Alanı
Selçuk Gevekirse Gölü Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası Antik Efes Kentinin
kuzeyinde Efes ve Pamucak arasındaki 1000 hektarlık alanda bulunmaktadır. 30-40
tür kuş ve memeli hayvan yaşamaktadır. Bunlar arasında dalgıç, pelikan, çeşitli
türde ördek, çulluk ve kınalı keklik gibi kuşların yanı sıra yaban domuzu,
tilki, çakal gibi kara hayvanları vardır.
Şirince Köyü
Selçuk''a 7 km. uzaklıktaki Şirince Köyü geçen yüzyıldaki kentsel dokusunu aynen
korumuştur. Meyve, şarap ve geleneksel nefis yemekleri ve otantik yapı ve
yaşantısı ile bir nostalji köyüdür.
MÜZELER
Selçuk Efes Arkeoloji Müzesi : Müzede, Efes örenlerinde ve çevresinde gün
ışığına çıkarılmış olan eser korunmaktadır. Birinci dünya savaşından önce
bulunmuş olan eserlerin çoğu Viyana Müzesi''ne götürülmüştür. Bununla beraber
ikinci Dünya Savaşı''ndan sonra ele geçen taşınabilir eserlerin tamamı yöresel
müzeye konmuştur.
Müzede sırasıyla Miken, Arkaik, Roma, Bizans ve Türk çağlarına ait eserler
sergilenmektedir. 500 m².''lik alana sahip tek katlı yapıda dört salon ve avluda
çoğunluğu Efes Antik Kentinde yapılan kazılarda ve bir kısmı Klaros gibi yakın
çevrede ortaya çıkarılmış yaklaşık 50.000 eser bulunmaktadır. Müze Arkeoloji ve
Etnografya (Arasta) olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Salonlara (Yamaç Evleri
buluntuları, Çeşme buluntuları, Artemis, Ephesus salonu vs.) isimler
verilmiştir.
Müzede sergilenen en önemli eserler şunlardır : Ayasuluk Tepesinde bulunan Myken
vazoları, Artemision'' dan parçalar, Belevi Mausoleumu'' ndan korint sütunları ve
lahit, Efes Artemisi'' nin iki heykeli, Sokrates'' i tasvir eden bir fresk,
çeşitli anıtlardan özellikle çeşmelerden alınmış heykeller, Hadrian
Tapınağı''ndan bir Theodosius kabartması ile Erken Hıristiyanlık Devri''ne ait son
derece değerli tam boy portreler ve büstler belli başlı olanlarıdır.
Adres: Uğur Mumcu Sevgi Yolu, Tel:(+90-232)892 60 10
Ziyaret Saatleri: Sezonda 08.30-12.00/3.00-19.00
Kışın:08.30-12.00/13.00-17.00 (Haftanın yedi günü açık)
Çamlık Açıkhava Lokomotif Müzesi : Çamlık Buharlı Lokomotifler Açık Hava Müzesi
demiryolu ve karayolu ile Selçuk''a 7 km. uzaklıkta olup 160 dönüm arazi üzerine
kurulmuştur. Büyük Önder Atatürk, Ege manevraları sırasında Beyaz Özel Treni ile
karargahını bu istasyona kurmuş, manevralar süresince Ege sahillerine buradan
ulaşmak suretiyle manevraları takip etmiştir. Burada 25 adet muhtelif tipte
TCDD'' de hizmet görmüş ve yaşları 50-80 olan Buharlı Lokomotifler
sergilenmektedir.
Saadet Hatun Hamamı Müzesi : Türk hamamlarının kökeni Roma hamamlarına dayanır.
Roma devrinde önemli bir yer tutan hamam kültürü Bizans devri ortalarına dek
etkisini sürdürmüş, daha sonra Akdeniz ülkeleri ve Avrupa''da unutulmuş,
Türklerle birlikte yeniden ve daha canlı olarak ortaya çıkmıştır.
Selçuk İlçesinde bilinen 7 eski Türk hamamı vardır. Bu hamamlardan biri de
kitabesine göre Saadet Hatun Hamamı olarak adlandırılmaktadır. Saadet Hatunun
kim olduğu kesin bilinmemekle birlikte Aydınoğulları Beyliği soyundan gelen
seçkin biri olduğu düşünülmektedir. 16. yüzyıla tarihlenen hamam, geleneksel
Türk hamamlarının birçok özelliklerini taşır, soğuk, ılık ve sıcak olmak üzere
üç bölümlüdür. 1970 yılına dek yıkık durumda olan hamam 1972 yılında Efes
Müzesi''nce onarılmıştır.
ULAŞIM
Karayolu : Otobüs Terminali ilçe merkezindedir. Türkiye''nin hemen her yerine
düzenli otobüs seferleri vardır. İzmir''e her yarım saatte bir otobüs ve minibüs
seferleri vardır Burası merkez olmak üzere Pamukkale (Hierapolis), Milet, Priene
ve Didim''e günübirlik gidip gelmek de mümkündür. Efes Harabelerine,
Selçuk-Kuşadası ve Selçuk-Pamucak minibüsleriyle veya taksi ile, Meryemana
Kilisesine sadece taksi ile gidilebilir.
Demiryolu : Tren İstasyonu, Cengiz Topel Caddesindedir.
Telefon:(+90-232) 892 60 06
Havayolu : Küçük uçaklar için Efes Antik Kentinin yanına havaalanı
bulunmaktadır.